Üçağız “En İyi Turizm Köyü 2025” seçildi — peki köy nasıl bir yer?

Antalya’nın Demre ilçesine bağlı Kale (Üçağız) köyü, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün yürüttüğü “Best Tourism Villages — En İyi Turizm Köyleri 2025” programında ödüle layık görüldü. Ödül töreni 17 Ekim 2025’te Çin’in Zhejiang eyaletindeki Huzhou kentinde yapıldı; ödülü köy adına Demre Belediye Başkanı Fahri Duran ve eşi Samiye Duran teslim aldı.
Programda 60’tan fazla üye devletin adayları değerlendirildi ve dünya genelinde 52 yerleşim yeri unvanı aldı. Türkiye’den listeye giren dört köy şunlar: Akyaka (Muğla), Barbaros (İzmir), Anıtlı (Mardin) ve Kale Üçağız (Antalya). Haberin kaynağı: Anadolu Ajansı, 18 Ekim 2025.
Değerlendirmede öne çıkan başlıklar da açıklandı: kültürel ve doğal varlıkların korunması, çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik, ve turizmin yerel halkın ekonomisine gerçekten katkı sağlaması.
Buraya kadarı haber. Gerisi, her sabah o koydan denize açılan birinin bildiği kısım.
Üçağız nasıl bir yer
Üçağız, Kekova adasının tam karşısındaki korunaklı bir koyun kıyısında kurulu küçük bir köy. Koyun ağzı adalarla kapalı olduğu için içerisi neredeyse hiç dalgalanmaz — teknelerin yüzyıllardır burada barınmasının sebebi bu, köyün varlık sebebi de aslında bu.
Köyün altında antik Teimiusa var. “Ören yeri” diye ayrı bir kapıdan girilen bir yer değil: lahitler evlerin arasında, zeytinliklerin içinde, bir kısmı da kıyıda suyun içinde duruyor. Bu, Üçağız’ın en tuhaf ve en iyi tarafı — tarih burada bir bölümün içine kapatılmamış, köyün içinde dağınık halde duruyor.
Büyük otel yok. İskelenin çevresinde pansiyonlar, birkaç lokanta ve tekneler var, hepsi bu.
Nasıl gidilir — ve neden çoğu kişi yanlış planlıyor
Üçağız’a karayolu var; bunu özellikle yazıyoruz çünkü sık sık tersi söyleniyor. Demre’den 35 kilometrelik bir dağ yolu ile gidiliyor. Ama toplu taşıma tek bir otobüs: sabah sekizde çıkıyor, akşam dönüyor. Yani günübirlik gelmek isteyen biri için saatler oldukça dar.
Karadan gitmekle ilgili asıl mesele şu: köyün karşısındaki batık şehir, Kaleköy ve aradaki koylar karadan görünmüyor. Üçağız’a arabayla gelip iskelede durursanız, bu kıyının asıl kısmını görmeden dönersiniz. Bunu tekne sattığımız için değil, coğrafya böyle olduğu için söylüyoruz — Likya Yolu bile o kıyıyı yürüyerek geçiyor, karayolu dağdan dolanıyor.
Ödülden sonra ne olur
Dürüst olmak gerekirse: bu tür unvanların ilk etkisi kalabalık. Küçük bir köy için bu iyi bir haber de olabilir, kötü de — hangisi olacağı, gelenlerin köye nasıl davrandığına bağlı.
Buraya gelecekseniz iki tavsiye:
- Sabah erken ya da sezon dışı gelin. Temmuz–ağustos öğle saatlerinde iskele kalabalık oluyor. Mayıs, haziran, eylül ve ekim hem sakin hem deniz ılık.
- Köyde para bırakın. Ödülün gerekçesinde “turizmin yerel halka katkısı” yazıyor. Bunun pratikteki karşılığı, kahvaltıyı köyde etmek ve balığı iskeledeki lokantada yemek.
Üçağız çevresinde nereye gidilir, hangisi karadan hangisi denizden görülür: hepsi haritalı olarak Demre gezi rehberinde. Üçağız’dan kalkan paylaşımlı Kekova turu da aynı koyları geziyor.
Kıyıyı yürüyerek geçmeyi düşünüyorsanız Likya Yolu sayfamız bu bölümü adım adım anlatıyor.